MALZEME
Mimarlık düşünce ve pratiğinin temel bileşenlerinden biri olan malzeme; yapıyı var eden, tasarım düşüncesini yönlendiren, mekânsal deneyimi kuran, nihayetinde mimariyi anlamlı kılan bir aktördür. Malzemenin fiziksel özellikleri; dokusu, türü, dayanıklılığı, yaşlanma biçimi, işlenebilirliği, dönüşebilirliği, mimarlığın düşünme-tasarım biçimini belirlediği gibi mimari yapının bilgisi, hafızası ve zamansallığını da tanımlar.
Malzeme, öncelikle yapı tektoniğinin temel belirleyicilerinden biri olarak mimari karakterin oluşumunda önemli bir rol oynar. Görsel ve teknik bir bileşen olmanın ötesinde dokunma, koklama ve işitme gibi farklı duyular aracılığıyla da mekansal atmosferi zenginleştiren ve çoklu duyusal bir deneyime olanak tanıyan bir potansiyele sahiptir.
Güncel tartışmalar, malzemeyi fiziksel özellikleri ile birlikte, temsil ve üretim ilişkileri, üretim süreçleri, tedarik biçimleri, emek ilişkileri ve ekolojik etkileri üzerinden katmanlı bir okumayı gerekli kılmaktadır. Özellikle, günümüz dijital tasarım ve üretim teknolojileri, malzemenin temsil ve üretim biçimlerini köklü biçimde dönüştürmektedir. Malzeme davranışlarının hesaplanabilir, optimize edilebilir ve öngörülebilir hale gelmesi, malzemenin doğrudan üretilebilir oluşu, mimarlığın yapma eylemini yeniden tanımlarken, tasarım ile yapım arasındaki mesafeyi daraltmaktadır. Bu değişim bir taraftan da, yere özgü malzeme kültürleri, zanaat pratikleri, malzeme ile kurulan deneyime dayalı ilişkilerin farklı yönleriyle hatırlanmasının ve yeniden sorgulanmasının önünü açar.
Küresel ve yerel ölçekteki iklim krizi ile kaynakların tükenmesi, malzemenin etik ve politik bir sorun olarak mimarlık içerisinden tartışılmasını gerekli kılar. Malzeme seçimi tasarımsal ya da teknik bir karar olmanın ötesinde ekolojik ve ekonomik etkileri, üretim süreçleri ve kullanım sonrası senaryoları üzerinden düşünülmesi gereken bir sorumluluk alanına dönüşmektedir.
Bütün bu okumalar ışığında, bir malzemenin nereden geldiği, nasıl üretilip işlendiği ve nasıl tüketildiği; mimarlığın etik, ekonomik, kültürel ve politik boyutları çerçevesinde tartışılacak bir sorunsal haline gelmiştir. Bu bağlamda, malzeme, küresel dolaşım ağları ile yerel üretim pratikleri arasında gerilimli bir alanda konumlanmakta, bu gerilim mimarlık pratiğinin sorumluluklarını yeniden tanımlamayı tartışmaya açmaktadır.
Ege Mimarlık dergisi, 133. sayısında “malzeme”yi çok katmanlı bir tartışma alanı olarak ele almayı amaçlamaktadır. Sizleri, mimarlık içerisinde malzeme üzerine yeniden düşünmeye ve yeni tartışmalar üretmeye dair, aşağıda belirtilen başlıklar çerçevesinde katkı koymaya davet ediyoruz.
· Malzeme - mimari düşünce - mimarlık bilgisi
· Malzemenin zamansallığı: eskime, patina, dönüşüm
· Malzeme ve mekansal deneyim
· Yapı tektoniği ve malzeme
· Malzeme politikaları: kaynak, emek ve tedarik zincirleri
· Yerel bilgi, zanaat ve malzeme kültürleri
· Dijital üretim, biyomalzeme ve malzemenin yeniden tanımı
· Ekolojik kriz bağlamında malzeme: döngüsellik, azaltma ve yaşam döngüsü
· Temsil, anlatı ve malzeme
Son Gönderim Tarihi: 5 Ağustos 2026
5 Ağustos 2026: Makalelerin (tam metin) teslimi
14 Ağustos 2026: Makale ön değerlendirme sonuçlarının açıklanması
7 Eylül- 21 Eylül 2026: Makale 1. revizyon tarih aralığı
12 Ekim- 26 Ekim 2026: Makale 2. revizyon tarih aralığı
