Ege Mimarlık, bu sayısında “kırsal” temasıyla, kent merkezi dışında kalan mimarlık pratiklerine odaklanıyor.Kent ile kır arasındaki ayrımın giderek bulanıklaştığı, kırsalın bilinen niteliklerinin hızla dönüştüğü ve bu alanların taşıdığı değerlerin yitirilmeye başladığı bir dönemde “kırsal”, üzerinde yeniden düşünülmesi gereken bir araştırma ve tasarım alanına dönüşüyor.Bu temanın seçilme gerekçesi, kırsalı kentin dışında kalan bir boşluk olarak değil, kendine özgü bileşenleri ve ilişkileri olan bir mekânsal yapı olarak kavrama ihtiyacıdır. Buna göre kırsal, üretim biçimlerinin, gündelik yaşam pratiklerinin, doğal ve kültürel peyzajların, yerleşim örüntülerinin, kamusal mekânların ve toplumsal ilişkilerin karşılıklı etkileşim içinde biçimlendiği bir ilişkiler bütünü olarak tartışmalıdır.
Kentleşme baskısı, planlama ve yönetim biçimleri, ekonomik ve demografik değişimler, ulaşım ağları, turizm, ikinci konut gelişimi ve iklim değişikliği kırsalın niteliğini ve sınırlarını sürekli yeniden tanımlamaktadır. Türkiye’de özellikle son yıllarda köylerin mahalleye dönüşmesi, imar planlarının kırsal alanlara doğru genişlemesi ve arazi kullanım kararlarının değişmesi, kırsal alanların yasal-yönetsel çerçevesi, statüsü ve geleceği üzerine önemli sorular doğurmaktadır. Bu süreç yalnızca fiziksel çevreyi değil; mülkiyet ilişkilerini, üretim biçimlerini, kamusal hizmetlere erişimi ve kırsalda yaşayanların mekânla kurduğu bağı da etkilemektedir. Kırsal nüfusun yaşlanması, göç, tarımsal üretimin sanayileşmesi ve yeni yaşam arayışlarıyla kırsala yönelen kentli nüfus da bu alanların toplumsal dokusunu dönüştürmektedir. Dolayısıyla, bu değişim karşısında kırsal alanların nasıl korunacağı ya da yeniden üretileceği soruları açık bir tartışma alanı yaratmaktadır.
Kırsalda mimarlık, anonim yapı geleneğinden çağdaş müdahalelere, tekil yapı ölçeğinden bölgesel peyzaj ölçeğine uzanan geniş bir yelpazede ele alınabilir. Kırsalın geleceğine ilişkin tartışmalar, bu coğrafyanın kendi içinden ürettiği mekânsal bilgiyi ve mimarlığın buradaki rolünü de gündeme getirir. Yerel ustalık, malzeme bilgisi, iklim, topoğrafya ve gündelik üretim pratikleriyle biçimlenen anonim mimarlık, bugün çağdaş tasarım yaklaşımları için önemli bir birikim sunmaktadır. Bu bağlamda mimarın kırsala nasıl müdahale ettiği, yerel bilgiyle nasıl ilişki kurduğu ve müdahalenin sınırlarını nasıl belirlediği tartışmaya açıktır. Kırsalın kimin için, hangi ihtiyaçlarla ve nasıl dönüştüğü sorusu, mimarlığın bu süreçteki sorumluluğunu yeniden değerlendirmek için önemli bir başlangıç noktası olabilir.
Ege Mimarlık, bu çerçevede kırsal mekânı farklı ölçek ve yaklaşımlarla incelemeye, karşı karşıya olduğu riskleri tartışmaya ve sürdürülebilirlik ile dirençlilik kavramları bağlamında, değişen ve yeniden üretilen bir yaşam alanı olarak düşünmeye davet ediyor:
Bu doğrultuda,
· değişen imar kararları ve statüler,
· köyden mahalleye dönüşen yerleşimler,
· kırsal kamusal yapılar,
· üretim ve tarım peyzajları,
· sayfiye ve ikinci konut alanları,
· kırsal miras ve peyzajın korunması,
· turizm baskısıyla dönüşen yerleşimler,
· terk edilen ya da yeniden canlanan köyler,
· iklim değişikliği ve dirençlilik
gibi konuları içeren çalışmalar değerlendirilecektir.
Aynı zamanda,
· kıyı-kırsal yerleşim ilişkilerine,
· kültürel peyzaj ve agroendüstriyel peyzaj
kavramlarına odaklanarak kırsalın mekânsal, kültürel ve üretim odaklı dönüşümlerine yeni bakış açıları sunan çalışmalar da sayının kapsamını zenginleştirecektir.
Son Gönderim Tarihi: 10 Şubat 2027
10 Şubat 2027: Makalelerin (tam metin) teslimi
19 Şubat 2027: Makale ön değerlendirme sonuçlarının açıklanması
15 Mart - 5 Nisan 2027: Makale 1. revizyon tarih aralığı
26 Nisan – 17 Mayıs 2027: Makale 2. revizyon tarih aralığı
Son Gönderim Tarihi: 10 Şubat 2027
